• Newroza Stenbolê 23 Adarê, li Qada Kazlıçeşme yê da

     

    23 Mart Pazar, saat 12:00′de Kazlıçeşme’de Newroz kutlamalarında buluşalım. Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş’ın da katılımıyla.

    NEWROZ

     

  • Şişli’de seçim bildirgesi toplantısı yapıldı

    Şişli’de seçim bildirgesi toplantısı yapıldı

    HDP Şişli İlçe Örgütü, seçim çalışmaları kapsamında HDP’nin Şişli Belediye Eşbaşkan adayları Ayşe Berktay ve Kenan Yenice’nin de katılımıyla Sunroof Cafe’de şeçim bildirgesini oluşturmak için toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya HDP Şişli Belediye Meclis üyesi adaylarının yanı sıra HDP Beyoğlu Belediye Eşbaşkan Adayı Korhan Gümüş de katıldı. Toplantıda ilk sözü Ayşe Berktay aldı. Berktay, “Fikrinizi de alın gelin dedik. Yerel yönetim denildiği zaman aklınıza ne geliyorsa paylaşacağız. Sorunların çözümünü tartışmaya açıyoruz. Biz burada nasıl bir yaşama ilçeye talip olduğumuzu şimdiden başlayarak uygulamak istiyoruz” dedi. Seçimlerde iddialı olduklarını vurgulayan Berktay, “Çünkü hep birlikte yaşamı kurmak istiyoruz. Yerel yönetimleri yol su elektrikten ibaret görmüyoruz. Yaşama dair ne varsa yerel yönetimin alanına girer. Biz bunları önümüze mesele olarak koyup çözüm üretmek istiyoruz” diye konuştu.
    Kenan Yenice ise katılımcıları Ermenice selamlayarak, “41 yıllık Şişliliyim. Anadolulu bir Ermeniyim. Biz burada ürettiğimiz her şeyi Türkiye’ye bir demokrasi modeli olarak sunabilirsek bu bizim için bir başarıdır. Bizim eşitlik ve demokrasiye ihtiyacımız var” dedi. Korhan Gümüş ise, “Beyoğlu ile Şişli’nin ortak sorunu kentsel dönüşüm. Yurttaşlar bu konuda bir muğlâklıktan şikayetçi” dedi. Yatırımcı ile mevcut yönetimlerin halka karşı koalisyon oluşturduğunu ifade eden Gümüş, “Halk ile yönetim arasında ittifak olmalı” dedi. Daha sonra ise, toplantıya katılan çeşitli kesimlerden Şişli sakinleri sorunlarını paylaştı. Toplantıdan çıkacak seçim bildirgesi daha sonra kamuoyuna duyurulacak.

  • Selahattin Demirtaş Çözüm süreci koptu kopacak

    Selahattin Demirtaş Çözüm süreci koptu kopacak

    BDP Genel Başkam Selahattin Demirtaş, “Hükümetin bu pragmatik, kendine dönük, palyatif yaklaşımlan çözüm sürecini bitme aşamasına getirmiştir. Çözüm süreci koptu kopacak” dedi. Partisinin grup toplantısında konuşan Demirtaş, özetle şunlan söyledi: “Hakikaten sabırlar taştı taşacak. Verdiğin sözler var. PKK gerillaları 1 yıldır sınır dışında, dağlarda. Peki bunlar orada mı kalacaklar, kurda kuşa yem mi olacaklar? Hani bunun yasası. Başbakan Yardıması çıkmış ‘Paralel devlet yapılanması diye bir soruşturma yok’ diyor. O zaman 50 gündür biz neyi konuşuyoruz? Suç değilse o zaman herkes kursun bir paralel devlet kardeşim. Biz de istiyoruz devlet. Suç değilse biz de istiyoruz.

  • Üç Devrimci Arkadaşlarımızı Saygıyla Anıyoruz

    Üç Devrimci Arkadaşlarımızı Saygıyla Anıyoruz

  • BASINA VE KAMUOYUNA-BDP İstanbul İL Başkanliği

    BASINA VE KAMUOYUNA Sayın basın emekçileri; Ortadoğu’da önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Ortadoğu’nun çatışma ve ölüm sarmalındaki coğrafyasında, bütün geri ve köhnemiş değerleri altüst edecek muazzam bir fikri akım hayat bulmaktadır. Mayasını halkların kardeşliği temel fikri üzerine kurgulayan bu yeni akım, Ortadoğu halklarının özlemini duyduğu adalet, eşitlik ve özgürlüğün tohumlarını büyük bir …azim ve kararlılıkla ekmeyi sürdürmektedir. Rojava direnişini, Kürt özgürlük hareketini hafife almak, hareketin derinliğini bilmemektir.   Adına ROJAVA dediğimiz; Ortadoğu’nun bu küçük toprak parçası üzerinde yaşanan direniş, Ortadoğu halklarının makûs talihini yeni bir evreye taşımaktadır. Ortadoğu halklarına kan kusturan köleci Roma’ya karşı yalınkılıç ortaya çıkan İsa peygamberin çıkışı ile tüm dünyanın muazzam değişime uğradığına nasıl şahit olduysak; yine Arabistan çöllerinde fakir bir ailenin evladı olarak dünyaya gelen Hz. Muhammed’in direnişi nasıl ki bu coğrafyaya yepyeni bir nizam getirdiyse,  Rojava devrimi de bölge halklarına böyle bir kurtuluşu müjdelemektedir. Sayın basın emekçileri; yüz yıl önce Kürt coğrafyası bölünerek sınırlarına önce tel bariyerler, sonra 600 bin mayınla döşenmesi yetmedi; şimdi de kale duvarlar örülerek bölünme derinleştirilmek isteniyor. Dünyada halklar arasına örülen duvarlar bugün utançla anılırken, Türkiye’nin yeni duvarlar örme çabası bir aymazlıktır. Rojava direnişi kadın devrimidir. Binlerce yıldan beri kölelik düzenine karşı direnen kadın, Rojava direnişi ile özgürlüğünü yaşamsallaştırmaktadır. Kadının Ortadoğu’daki yükselişini fark eden statükocu güçler, katliam ve komplolarını devreye sokmaya başladılar. En son Kobanî kentinde bir yardım kuruluşu olan Kürt Kızılay’ı “Heyva Sor” a yapılan saldırıda çoğu savunmasız çocuk olmak üzere 12 sivil insanın katliamından sorumlu olan da bu gerici, statükocu, katliamcı zihniyettir. Rojava direnişi inançlar ve kimlikler devrimidir. Egemenlerin çıkarlarına alet edilen insanlık değerlerinin yeniden ayağa kalkarak toplumsal barışta ve eşitlik tutkusunda zirveleşmesidir. İnşa edilen Rojava yönetimi, tüm etnik ve inançsal farklılıklarının eşit temsiliyetini esas alan bir düzenleme ile demokratik sistemini inşa etmektedir. Rojava direnişi halklar devrimidir. Sömürgeciliğin ve gerici rejimlerin girdabında boğulmaya çalışılan halkların ve ezilenlerin kendi geleceklerini inşa etme mücadelesidir. Rojava yönetiminde Kürtler, Türkmenler, Süryaniler, Çeçenler, Ermeniler ve Araplar yer alarak eşit temsiliyeti esas alan bir model oluşturmaktadır. Rojava devrimi halkların demokratik devrimidir. İnsanlık ailesinin tarihsel mirasının, doğduğu topraklar üzerinde bir kez daha dillenmesi ve toplumsal doğaya dönüş kararlılığıdır. Rojava devrimi Ortadoğu devrimidir. Sömürgeciliğin ve despotizmin eliyle halklar hapishanesine çevrilen kadim coğrafyanın adım adım büyüyen özgürleşme yürüyüşüdür. Rojava devrimi bölge dışında bulunan diğer halkların özgürlük, eşitlik ve adalet arayışı için muazzam fırsatlar sunmaktadır. Tüm ezilen halklarımıza çağrımızdır; Rojava devrimine karşı gerçekleştirilen saldırı ve komploları boşa çıkarmak, direnen Rojava ve Suriye halklarının onurlu mücadelesine güç ve destek sunmak için; halkları birbirine kırdırarak Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmek isteyen gerici güçlere karşı onurlu bir barış, adalet, eşitlik ve özgürlük talebini haykırmak için sesimizi yükseltelim. Barış ve Demokrasi Partisi İstanbul İl Örgütü olarak 24 Kasım 2013 Pazar günü Kadıköy İskele Meydanında “Diren Rojava; İstanbul Seninle” şiarıyla düzenleyeceğimiz mitinge halklarımızı ve duyarlı tüm kesimleri davet ediyoruz. BDP Eş Genel Başkanı sayın Gültan Kışanak, HDP Eş Genel Başkanı sayın Sebahat Tuncel, DTK Eş Başkanı sayın Ahmet Türk’ün katılımı ile gerçekleştireceğimiz Rojava mitinginde Rojava devrimini sahiplenmeye ve direnen Rojava halkıyla dayanışmaya çağırıyoruz. Saygılarımızla. 18.11.2013
    BDP İSTANBUL İL ÖRGÜTÜ
  • ROJAVA http://bdpistanbul.wordpress.com/wp-admin/edit.phpMİTİNGİNE DAVET 24 KASIM KADIKÖY

    ROJAVA MİTİNGİNE DAVET 24 KASIM KADIKÖY

  • PAKETLENMİŞ DEMOKRASİ VE YAKLAŞAN YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE

    PAKETLENMİŞ DEMOKRASİ VE YAKLAŞAN YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE
    Kendi % 50′sinin ”Sayın Başbakanları”, bu gün ya da yarın demokrasi  paketini memlekete bahşedecekler. Eş Genel Başkanımız Sayın Gültan Kışanak da biraz ironiyle paketten kundır çıkacak demiş. Kundır’ın dili olsaydı öylesi bir yakıştırmaya alınır, kendisinden mahkeme yoluyla okkalı bir tazminat bile kazanabilirdi. Neyse ki Gültan Başkan sonraki konuşmasında bu paket bomboş diye açıklama getirdi de qundırın onuru iade edilmiş oldu.

    Paket açıklandıktan sonra hem yöntemsel hazırlanışı hem de içerik bakımından demokrasiyi bir pakete hapsetmeyi eleştirenlerse, kâinatın bir numaralı hatibi tarafından yine nankör ya da demokrasiye düşman olarak damgalanacak, ağır hakaretlere maruz kalacaklar. Anadilde eğitim hakkını hatırlatanlara ‘’ bunu benden istemeyin’’ diye kızıp köpürecek hatta  bu memleketten  çekip gitmeyi tavsiye edecek. Belki de aylardır hatta bir asırdır özlemini çektiğimiz paketten o da çıkıverir, hele bir de seçme şansımız varsa, bizlerde Cahit Sıtkı’nın şiirindeki gibi bir memleketi seçeriz, o zaman değmeyin keyfimize. Neyse, konu şamataya getirilemeyecek kadar ağır, köhnemiş zihniyetlerin müessibi olduğu asırlık bir sorun.
    Bireysel ve kolektif hakların kullanmanın önündeki engeller kalkmadan, anadilde öğretimin önü açılmadan, Gezi direnişinde de anlaşıldığı gibi halkın kendisini ilgilendiren konularda söz ve karar sahibi olmak gibi bir güçlü bir talep karşılanmadan, demokratik özerk yerel yönetimler olmadan, devleti toplumun ve bireyin üzerinde baskı kuran otoriter yapıdan demokratik bir işlevselliğe kavuşturmadan bu dava burada bitmez. Böylesi paketlerle demokrasi,  toplumsal uzlaşı ve barışın geleceğini ummak kuyruğunu kovalayan kediden farksız bir yanılgıdır. Zerresi hakkında dahi bilgi sahibi olmadığımız bir  pakette demokrasi getirmeye kalkmak tam da neokemalist olarak adlandırılan AKP’ye yakışan bir demokrasi anlayışıdır. Belki nelerin olduğunu bilmiyoruz ama kendilerinin açıklamalarına baktığımızda nelerin olmadığını iyi biliyoruz. Ne diyordu başbakanları durmak yok yola devam, o zaman bizde şunu demeliyiz durmak yok mücadeleye devam.  Seçim atmosferine gireceğimiz şu günlerde siyaseten daha yoğun, daha örgütlü, disiplinli ve bilgiye dayalı yol-yöntemleri kullanarak seçimlere asılmak ve haklarımızı böylelikle de geri almamız gerekiyor. Bunun için BDP olarak bir yandan Kürdistan’da ki yerel yönetim sayımızı iki katına çıkarmaya çalışırken, batıda ve metropollerde de demokrasi güçleri ve onun siyasal örgütlenmesi olan HDP’nin oy oranlarını toplamda % 10’un üzerine çıkarmalı, bazı yerellerde yönetimleri kazanma hedefine kilitlenmeliyiz. Burada en önemli kent şüphesiz ki İstanbul’dur.

    İSTANBUL VE SEÇİMLER

    İstanbul 15 milyon civarında nüfusun olduğu, Avrupa’nın Moskova’dan sonra 2. dünyanın da 21. En yoğun nüfusuna sahip şehridir. Türkiye üretiminin % 55’i, ticaret hacminin % 45’i,vergi gelirlerinin de % 45’i İstanbul’dan gerçekleşiyor ve 2011 verilerine göre 35 dolar milyarderinin varlığına bakıldığında sermayenin de dünyadaki en büyük başkentlerinden olduğu kolaylıkla anlaşılır. Siyaset ve rant ekonomisi üzerine kurulu bir sistemin ve kayıt dışılığın yarattığı gizli milyarderleri de katarsanız bu sayı çok daha yukarılara çıkarılabilir. Tabi bizim derdimiz zenginler değil yoksul emekçiler, ezilenler ve ötekileştirilenler. İstanbul, bu toprakların yerli halklarının yanı sıra aynı zamanda Asya, Afrika, Kafkasya’dan da savaş ve yoksulluk nedeniyle göç etmek zorunda kalmış çaresiz göçmenlerin zor koşullarda yaşama tutunmaya çalıştıkları bir megakent. (Dünyanın bütün kıtalarında uzunca yıllar saha çalışması yapan Alman iklim bilimci Wolfgang Sachs 2005’de İstanbul’da verdiği bir konferansta şöyle demişti;‘’1,5 – 2 santigrad derecelik muhtemel küresel ısı artışının Sahra altı Afrika ve Asya’da oluşturacağı kuraklık, yaşamını idame ettiremeyecek 1,5 milyar insanın göç etmesine neden olacak. Bu zorunlu göçmenler Güney Avrupa ve sizin kapılarınıza dayanacak’’. Demektir ki gelecekte İstanbul sayıları gitgide artarak milyonlara varan Afrikalı göçmen ve diğerleriyle ortak yaşayacağımız bir kente dönüşecek.)

    Yine ekonomik faaliyetlerin yanı sıra Türkiye’de ki kültürel, sanatsal, akademik faaliyetlerin ve entelektüel birikimin yarısından fazlası İstanbul’dadır. Londra Belediyesinin 2012 yılında yayınladığı ve dünyanın 10 kentinin karşılaştırıldığı dünya şehirleri kültür raporuna göre Türkiye’nin yaratıcı ve kültürel endüstrilerinin merkezlerinin neredeyse tamamı İstanbul’da bulunmaktadır.

    Bütün bunların yanı sıra İstanbul dünyanın en büyük Kürt kentidir de. İstanbul coğrafi konumu ve demografisi nedeniyle kültürlerin buluştuğu küçük bir Türkiye ve Kürdistan profilidir aynı zamanda. Onda Amed’i, Dersim’i, Kars’ı bulabileceğiniz gibi Trabzon’u, Rize’yi, Muğla’yı, Trakya’yı, İç Anadolu’yu da bulabilirsiniz. İstanbul aynı zamanda Ortadoğu, Balkanlar ve Avrupa’dır. Doğu ile batı kültürünün buluştuğu el ele sıkıştığı yerdir.

    Peki, bu kadar öneme sahip bir şehirde Türkiye’nin 4. Büyük partisi olarak seçimlerdeki aldığımız karşılık nedir diye sorarsak buna vereceğimiz yanıtın iç açıcı olmadığı kesindir. TBMM grubumuzun danışmanı olan Atilla Fırat’ın 2012 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine göre hazırlatmış olduğu Göç, Kürt Nüfus ve İstanbul raporu bizler için önemli referans kaynağı mahiyetinde. Rapora göre Kürtlerin yoğun yaşadığı 23 ili içeren Bölge illerinin toplam nüfusu 13.651.153’tür. Bu nüfusun yaklaşık 8.619.270’inin Kürt nüfus olduğu tahmin edilmektedir. Yanlış algıya düşmemek adına hatırlamak gerekir ki BDP çizgisi, Kürt sorununu odağa almış, bu sorunun çözümü üzerinden siyasete müdahil olma gerçekliğine rağmen ideolojik politik olarak Kürt Partisi biçimindeki nitelendirmelere karşıdır. BDP’nin bileşeni olduğu HDP tüm demokrasi güçlerinin siyasal örgütlenmesidir ve Kürt sorunuyla birlikte ekonomik, sosyal, sınıfsal, ekolojik sorunların çözümüne demokratik toplum adına taliptir. Dolayısıyla BDP/HDP çizgisinin ana hedef toplumsal kitle olması nedeniyle öncelikle Kürtlere odaklanması doğaldır.

    Kürt İlleri olarak kabul edilen illerde ikamet Eden Kişi Sayısı (2012, ADNKS)

    2012 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine göre Bölge illerinin toplam nüfusu 13.651.153’tür. İl düzeyindeki veriler aşağıdaki tabloda yer almaktadır.  Bu nüfusun yaklaşık 8.619.270’inin Kürt nüfus olduğu tahmin edilmektedir.

     

     

     

    Kürt İllerinde Nüfusa Kayıtlı Kişi Sayısı(2012, ADNKS)

     

     

    İL İl Kütüğüne   Kayıtlı Nüfus İL İl Kütüğüne   Kayıtlı Nüfus İL İl Kütüğüne   Kayıtlı Nüfus
    Adıyaman

    Ağrı

    Bingöl

    Bitlis

    Diyarbakır

    Elazığ

    Erzincan

    Erzurum

    1015630

    1010352

    515742

    706728

    1987923

    857615

    605940

    1712418

    Gaziantep

    Hakkâri

    Kars

    Malatya

    Mardin

    Muş

    Siirt

    Tunceli

    1508461

    298226

    883713

    1286435

    1424747

    806485

    695579

    250211

    Şanlıurfa

    Van

    Batman

    Şırnak

    Ardahan

    Iğdır

    Kilis

     

    2353899

    1329463

    690590

    570902

    497874

    308370

    284716

     

     

    Bölge İllerinden İstanbul’a gerçekleşen Göç (2012, ADNKS)

     

    Bölge İllerinden İstanbul’a göç etmiş kişi sayısı 3.725.850’dir. Bu nüfusun 2.150’inin Kürt Nüfus olduğu tahmin edilmektedir. İç Anadolu Bölgesinden-Sivas, Konya vb- İstanbul’a göç etmiş Kürt nüfusun da 350.000 civarında olduğu düşünülürse toplamda İstanbul’daki Kürt nüfusun 2.500.000 olduğu tahmin edilmektedir.

     

    Bölgedeki seçmen sayısının nüfusa oranına bakıldığında ve bu nüfusun %60’ının seçmen kabul edildiği varsayımından hareket edersek İstanbul’daki Kürt seçmen sayısı 1,5 milyon civarındadır. Oy kullanan Kürt seçmen 1,3 milyon civarındadır.(2,5 milyon nüfusun %60’ının -1,5 milyonunun- seçmen olduğu kabul edilmiştir. İstanbul’da seçime katılım oranının %87 olarak göz önüne alınırsa 1,5 milyon seçmeninin 1,3 milyonunun oy kullandığı tahmin edilmiştir.)

     

    2011 yılında BDP destekli Bağımsız adayların aldığı oy 350.000 civarındadır. Oran olarak hesaplandığında İstanbul’daki Kürt nüfusun %27’si BDP ‘ye oy vermektedir.

     

    Aynı şekilde bölge illerinden Ankara’ya göç etmiş kişi sayısı 535.862’dir. İzmir’e Bölge’den göç etmiş kişi sayısı 825.392’tir.

     

     

    İL İstanbul’a   göç İL İstanbul’a   göç İL İstanbul’a   göç
    Adıyaman

    Ağrı

    Bingöl

    Bitlis

    Diyarbakır

    Elazığ

    Erzincan

    Erzurum

    165.285

    148.290

    125.458

    188.587

    181.732

    140.071

    300.183

    370.483

    Gaziantep

    Hakkâri

    Kars

    Malatya

    Mardin

    Muş

    Siirt

    Tunceli

    76.124

    8.607

    262.185

    384.354

    196.879

    125.276

    201.339

    84.455

    Şanlıurfa

    Van

    Batman

    Şırnak

    Ardahan

    Iğdır

    Kilis

     

    108.133

    157.366

    118.948

    29.862

    232.914

    82.703

    36.616

     

     

     

    ÖZETLE

     

     

    • Bölgedeki 23 İlin nüfusu 13.651.153’tür. 23 Bölge İlinde Nüfusa Kayıtlı Kişi Sayısı ise 21.602.019’dir.
    • Bölge illerinden Türkiye’nin 58 iline göç eden kişi sayısı 8.397.825’tir. Bu rakamın yaklaşık 5 milyonunu Kürt Nüfus oluşturmaktadır. Bu göç en fazla İstanbul’a olmaktadır.
    • Bölge İllerinden İstanbul’a göç etmiş kişi sayısı 3.725.850’dir. Bu rakamın 2,15 milyonu 23 bölge ilinden alınan göçtür. 350.000 kişinin ise İç Anadolu ve diğer illerden göç eden Kürt Nüfus olduğu, İstanbul’daki toplam Kürt nüfusun 2,5 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir.
    • İstanbul’daki Kürt seçmen sayısı 1,5 milyon civarındadır. Oy kullanan Kürt seçmen 1,3 milyon civarındadır.
    • Bölge illerinde ikamet eden 13.651.153 milyon nüfusun 8.619.270’inin Kürt Nüfus olduğu tahmin edilmektedir.  Bölgede yaşayan nüfusun % 63’ünün Kürt nüfus olduğu tahmin edilmektedir.
    • 23 İl nüfusuna kayıtlı olup da Türkiye’de yaşayan Toplam Kürt Nüfus 13.610.502 olarak tahmin edilmektedir.
    • İç Anadolu (Yozgat, Kayseri, Konya, Sivas, Ankara, Kırşehir, Tokat, Maraş,) bölgesi kütüğüne kayıtlı Kürt nüfusun 1 milyon olarak tahmin edilmektedir.
    • Kürt Nüfusun %55unun 23 Bölge ilinde yaşadığı tahmin edilmektedir. Kürt Nüfusun %45 inin Türkiye’nin iç-batı kesimlerinde ve yurt dışında yaşadığı tahmin edilmektedir.

     

     

    HANGİ YOL VE ARAÇLARLA NASIL BİR SEÇİM STRATEJİSİ

     

     

    Bu verileri dikkate aldığımızda İstanbul’da BDP/HDP çizgisinin öncelikli hedef seçmen kitlesi olması beklenen Kürt seçmenle dahi yeterince temas geliştiremediği açıktır. Demokratik mücadelenin ön aldığı yeni dönemde, Kürt kimliği üzerine verilen mücadelenin yanı sıra Kürt Hareketinin ve demokrasi güçlerinin ideolojik hattı Türkiye’nin batısına da taşırması, onunla buluşmasının yol ve yöntemlerini geliştirme durumu olmalıdır. Demokrasi güçlerinin seçmen kitlesi de eklendiğinde ilk aşamada ana muhalefet sonrada yerel yönetimler ve genel seçimleri kazanma doğrultusunda iddialı pozisyona gelmek hiçte imkânsız değildir. Bunu sağlayabilmek için nasıl ki tıpta teşhis tedavinin yarısı olarak kabul ediyorsa, il-ilçe-mahalle düzeyinde seçmen tercihlerini etkileyen yerel özgün sorun ve çelişkileri bütün boyutuyla ortaya koyacak geniş bir çalışma yürütülmelidir. Zira her yerelde seçmen tercihlerini etkileyen özgün dinamikler mevcuttur ve bu dinamikler genel olarak bizim çizgimizin aleyhine işlemektedir. Örneğin Kürtler hangi saiklerle AKP, CHP ya da diğer partilere oy veriyorlar. Neden BDP/HDP’yi tercih etmiyorlar, bize oy vermelerini nasıl sağlayabiliriz, yapacağımız çalışmayla bunu onlardan öğrenebiliriz.

    İstanbul başta olmak üzere batı metropollerinde kazanma şansımızın olmayışı, genel seçimlerde baraj sorunu, siyaset ve rant ekonomisinin sistem partileri olarak adlandırdığımız partilerin tekelinde oluşu ve dolayısıyla onlar eliyle dağıtılması, temas ve iletişim olanaklarını ne ölçüde başarılı kullanabildiğimiz, bir zamanlar en güçlü yönümüz olan ev, sokak, mahalle çalışma refleksinin gitgide yitmeye yüz tutması, cemaatlerin halkımız üzerinde din sömürüsüne dayalı yoğun pratikleri, seküler yaşam tarzını tehdit altında görme olgusu gibi etkenlerin seçmenlerin tercihlerindeki rolünü bilmek, mevcut kısırdöngüyü kıracak çareleri halkla birlikte üretmek durumundayız. Bu yönlü çalışmalar aynı zamanda iç acıcı olmayan örgütsel durumumuzu ortaya koymak ve geliştirmek açısından da önemli referanslar sunacaktır.

    Hüseyin Güngör

    BDP PM Üyesi

  • BDP İstanbul İl Örgütü Ekim Ayı Programını Açıkladı

    BDP İstanbul  İl  Örgütü,   PKK Lideri  Abdullah  Öcalan’ın  Suriye’den  çıkarılışının  yıldönümü  olan  9  Ekim’in  yıldönümüne  ilişkin  açıklama  yaparak,  BDP’nin  İstanbul’da  Ekim  ayı  içerisinde  gerçekleştireceği  protesto  etkinliklerinin  programını  kamuoyu  ile  paylaştı.

    BDP  İstanbul  İl  Örgütü,   PKK Lideri  Abdullah  Öcalan’ın  Suriye’den  çıkarılış  tarihi  olan  9  Ekim’in  16′ıncı  yıldönümünü  kınamak  ve  buna  ilişkin  Ekim  ayı  içerisinde  yapılacak  protesto  etkinliklerinin  programını  açıklamak  amacıyla  il  binasında  basın  toplantısı  düzenledi.  Toplantıya   BDP İl  Eş  Başkanları  Emrullah  Bingül  ve  Arife  Çınar,   BDP İstanbul  Gençlik  Meclisi  üyeleri  katıldı.  Toplantıda  ilk  sözü  alan   BDP İstanbul  İl  Eş  Başkanı  Emrullah  Bingül  açıklanan  “Demokrasi  paketine”  değinerek,  “Toplum  da  gördü  ki  paketin  Kürt  sorununun  çözümüne  yönelik  başlatılan  çözüm  sürecini  geliştirici  bir  politikası  ya  da  uygulaması  yok”  dedi.  Hükümetin  sürece  uygun  adım  atmasını  ve  demokratikleşmenin  sağlanması  amacı  ile  eylem  ve  etkinliklerine  devam  edeceklerini  belirten  Bingül,  “Sadece  açıklanan  pakete  bağlı  olarak  değil  ancak  önümüzdeki  süreçte  demokratik  kitle  eylemliklerimizi  en  üst  boyuta  taşıyacağız”  diye  belirtti.  Bingül’ün  ardından  basın  açıklamasını  yapan   BDP İstanbul  İl  Eş  Başkanı  Arife  Çınar  ise,  “Kürt  Halk  Önderi  Sayın  Abdullah  Öcalan’ın  İmralı  tecrit  sistemine  alınmasıyla  sonuçlanan  uluslararası  9  Ekim  1998  komplosu,  16′ıncı  yılına  girmektedir.  Emperyalist  güçler  ve  uzantılarınca  Kürt  halk  hareketini  ve  önderliğini  tasfiye  etmek  amacını  güden  komplo,  bugünde  farklı  biçimlerde  devam  etmektedir”  dedi.

    ‘Komplo  boşa  çıkarıldı’

    Çınar,  “Rojava  Kürtlerinin  özgürlük  iradesine  yönelen  bu  saldırıların  karşısında  halkımızın  yanında  olmak  ve  Rojava  devrimini  sahiplenmek  uluslararası  komployu  boşa  çıkarmanın  da  başlıca  yolu  durumundadır”  dedi.   PKK Lideri  Abdullah  Öcalan’a  yönelik  gerçekleştirilen  saldırının  aynı  şekilde  Kürt  halkına  yönelen  saldırı  girişimi  olduğuna  vurgu  yapan  Çınar,  “Ancak  komplo  16′ıncı  yılına  girerken  de  başarıya  ulaşmamış  ve  Kürdistan  halkının  büyük  bedeller  vererek  sergilediği  direnişle  boşa  çıkartılmıştır”  diye  belirtti.

    Çınar,  İstanbul  İl  Örgütü  olarak  Ekim  ayında  bu  değerlendirmeler  çerçevesinde  eylem  ve  etkinlikler  gerçekleştirerek  mücadelelerini  yükselteceklerini  ifade  etti.  Çınar  daha  sonra  Ekim  ayı  programını  açıkladı.  Açıklanan  Ekim  ayı  programı  ise  şu  şekilde:  “5  Ekim  Cumartesi  günü  saat  17.00′da  Galatasaray  Lisesi  önünde  basın  açıklaması  gerçekleştirilecek.  8  Ekim  Salı  günü  Beyoğlu,  Ümraniye  Esenler  ve  Esenyurt  ilçe  binalarında  saat  19.30′da  panel  ve  söyleşiler  gerçekleştirilecek.  9  Ekim  Çarşamba  günü  Bağcılar  ve  Sultanbeyli’de  saat  19.00′da  kitlesel  katılımlı  yürüyüş  ve  basın  açıklamaları  gerçekleştirilecek.  23  Ekim  günü  Gençlik  Meclisi  tarafından  Şişli’de  saat  18.00′da  halk  şöleni  gerçekleştirilecek.  27  Ekim  günü  Rojava  halkı  ile  dayanışma  amacı  ile  kitlesel  miting  gerçekleştirilecek.  – See more at: http://www.bestanuce1.com/haber/63045/bdp-istanbul-il-orgutu-ekim-ayi-programini-acikladi#sthash.IPS6l2wD.dpuf

  • ‘KCK’ İstanbul Ana Dava’da 33 tahliye

    “KCK İstanbul ana davasında” tutuklu bulunan 33 Kürt siyasetçi hakkında İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucu tahliye kararı verildi. Böylece 205 kişinin yargılandığı davada tüm tutuklu sanıklar tahliye edilmiş oldu.
    “KCK İstanbul ana davasında” 2011 yılından bu yana tutuklu olarak yargılanan 33 Kürt siyasetçi hakkında İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından aylık tutukluluk durumu incelemesi yaptı. Yapılan inceleme ardından davada tutuklu olarak yargılanmaya devam edilen 33 siyasetçi hakkında tahliye kararı verildi.
    Aralarında BDP PM üyeleri, BDP yöneticileri ve BDP İstanbul Siyaset Akademisi çalışanlarının da bulunduğu 33′ü tutuklu 205 Kürt siyasetçi ve insan hakları savunucunun yargılandığı davada, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasının ardından dava dosyası Özel Yetkili İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nden İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verilmişti. Dosyanın devredilmesinin ardından İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından geçtiğimiz ay verilen tensip kararı ile 37 kişi serbest bırakılmıştı.

    Tutuklu bulundukları süre göz önünde bulundurularak haklarında tahliye kararı çıkan tutsakların isimleri şöyle: “Kutbettin Yazbaşı, Mümtas Aydeniz, Abdullah Geldi, Çiğdem Kılıçgün Uçar, İsmail Adanmış, Nural Doğan, Cafer Selçuk, Şeyhmus Kalkan, Mehmet Bayazit, Aslan İşcioğlu, Celaleddin Delibaş, Lütfiye Gürbüz, Eşref Yasar, Osman Koşut, Mustafa Avcı, Kemal Seven, Hasan Özgüneş, Nihat Oğraş, Feremez Erkan, Evren Demir, Songül Çelik, Abdulrızak Dağcı, Hülya Yer, Yunus Akbaş, Aydın Nayır, Cesim Soylu, Osman Akdağ, Şemsettin Dülek, Kemal Aydın, Tunçer Özdagan, Çiçek Arıç, Nazim Adıgüzel, Dursun Yıldız Hüsnü Çetin”

  • İstanbul 2013 Newrozu

  • Rojava Kadın Savaşçıları

  • Diyarbakır’da Sakine Cansız, Leyla Söylemez, Fidan Doğan Görkemli

  • HABURDAN GİRİŞ YAPAN GERİLALAR

  • 21 MART AMED NEWROZU

  • 38 Dersim Belgeseli- Çayan Demirel

  • Osman Baydemir Habertürk’te

  • Sırrı Süreyya Önder Cnn Türk Ankara Günlüğü Programı 23 Şubat

Toplam 5 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345